Büyü Yapılan Kişide Ne Gibi Belirtiler Olur?

MuratSahin

Kayıtlı Kullanıcı
Büyü yapılan kişide ne gibi belirtiler olur diye soran biri genellikle uzun süredir açıklanamayan bir şeyler yaşıyordur. Yorgunluk, uzaklaşma, ani değişimler... Bunların hepsini sıradan hayatın yorgunluğuna yormak kolay. Ama bazı insanlar var ki bu belirtiler öyle bir noktaya geliyor, öyle bir yoğunlaşıyor ki artık tesadüf demek mümkün olmuyor. Geleneksel inanışlara göre büyü; bir kişinin iradesini, duygularını ya da kaderini etkilemek amacıyla yapılan ritüel uygulamalar bütünüdür. Ve bu uygulamaların hedef aldığı kişilerde belirli belirtilerin ortaya çıktığına inanılır.

Büyünün İlk Belirtileri Nasıl Başlar?​


Çoğu zaman birdenbire değil, sinsi sinsi başlar. Kişi bir gün kendini eskisinden farklı hisseder ama nedenini tam koyamaz. Uyku düzeni bozulur, geceleri huzursuzluk artar. Sabahları yorgun kalkar, gün içinde ağır bir his taşır. Bu başlangıç belirtileri tıbbi bir sorunla karıştırılabilir, hatta karıştırılır da.

Geleneksel inanışlarda bu ilk evre "bağlanma" ya da "etkilenme" dönemi olarak tanımlanır. Büyü belirtileri bu dönemde henüz hafif seyreder ama göz ardı edilmemelidir. Özellikle hayatında hiçbir şey değişmemişken ruh halinin ani biçimde karardığını fark eden kişiler bu belirtileri ciddiye almalıdır.

Duygusal ve Ruhsal Değişimler​


Büyü yapılan kişide en belirgin değişimlerden biri duygusal düzlemde yaşanır. Eskiden sevdiği şeylerden zevk almaz olur. Gülmek, eğlenmek, sosyal olmak bir yük gibi gelmeye başlar. Çevresindekiler "ne oldu sana, tanıyamıyorum" der ama kişi kendisi de açıklayamaz bu değişimi.

Öfke patlamaları, sebepsiz ağlama krizleri, anlamsız bir boşluk hissi bu dönemde sık görülür. Bazı kişiler ise tam tersine duygusal bir donukluk yaşar; ne sevinebilir ne üzülebilir. Sanki içindeki bir şey söndürülmüş gibidir. Geleneksel inanışlara göre bu tablo, kişinin enerjisinin dışarıdan müdahaleyle bloke edildiğinin işareti sayılır.

İlişkilerde Yaşanan Kopuş ve Uzaklaşma​


Aşk büyüsü ya da bağlama büyüsü yapıldığına inanılan kişilerde ilişki dinamikleri dramatik biçimde değişir. Sevdiği insanlardan uzaklaşır, yakınlarına karşı soğur. Sevgilisinden, eşinden ya da ailesinden birdenbire nefret eder gibi hissedebilir. Bu uzaklaşma mantıkla açıklanamaz, kişi kendisi de "neden böyle hissediyorum" diye şaşırır.

Öte yandan bazı vakalarda tam tersi görülür. Kişi birine karşı mantıksız bir bağımlılık geliştirir, o kişi olmadan yaşayamayacağını düşünür, her kararını o kişiye göre verir. Bağlama büyüsü belirtileri arasında bu tür aşırı bağımlılık tabloları da yer alır. Geleneksel inanışlara göre bu iki uç da büyünün etkisiyle ortaya çıkabilir.

Bedensel Şikayetler ve Fiziksel Belirtiler​


Ruhsal etkilenmenin bedene yansıdığına inanılır. Büyü belirtileri arasında fiziksel şikayetler de önemli bir yer tutar. Sürekli baş ağrısı, boyun tutulması, mide bulantısı, iştahsızlık ya da tam tersine kontrolsüz yeme isteği bu belirtiler arasında sayılır.

Kimi zaman kişi sürekli hastalanır; bir şey geçer, başka bir şey başlar. Doktorlar net bir teşhis koyamaz, tahliller normal çıkar ama hasta iyi olmaz. Uyku sırasında ağır basması, uyanırken yorgun hissetmek, gece yarısı aniden uyanmak da bu belirtiler arasında geleneksel inanışlarda sıkça anlatılır.

İş Hayatı ve Maddi Dengelerdeki Bozulma​


Büyünün sadece duygusal değil, maddi alanlara da etki ettiğine inanılır. Uzun süredir düzgün giden bir iş birdenbire bozulmaya başlar. Fırsatlar kaçar, anlaşmalar son anda çöker, emek verilen şeyler sonuç vermez. Kişi ne kadar çalışırsa çalışsın bir türlü ilerleyemez gibi hisseder.

Bu tabloya geleneksel inanışlarda "rızık büyüsü" ya da "bağ büyüsü" adı verilir. Medyum hocaların bu tür vakalarda önce kişinin genel enerjisini okuduğu, ardından hangi alanda bir müdahale olduğunu tespit etmeye çalıştığı anlatılır. Maddi alandaki bu tıkanıklık tek başına bir belirti sayılmasa da diğer belirtilerle birleşince anlamlı hale gelir.

Rüyalar ve Uyku Sırasındaki Deneyimler​


Geleneksel inanışlarda rüyalar, ruhsal durumun en net yansıdığı alan olarak kabul edilir. Büyü yapılan kişinin rüyaları değişir. Karanlık, kaotik, korkutucu rüyalar görmeye başlar. Yılanlar, sular, karanlık mekanlar, bilinmeyen yüzler bu rüyalarda sık sık tekrarlar.

Bazı kişiler uyurken boğulma hissi yaşadığını, hareket edemediğini, bağıramamak isteyip sesinin çıkmadığını anlatır. Bu tablo tıpta "uyku felci" olarak tanımlanır; ancak geleneksel inanışlarda bu deneyimin ruhsal müdahaleyle ilişkilendirildiği bilinir. **Gü
 
Geri
Üst