MuratSahin
Kayıtlı Kullanıcı
Türkiye'de her yıl milyonlarca insan bir şekilde bu soruyu soruyor. Arama motorlarına baksan "soğutma büyüsü yaptırmak günah mı" diye sorgulayan insanların sayısı yüz binlerle ifade ediliyor. Peki bu kadar merak var, bu kadar soru var ama net bir cevap neden bu kadar zor bulunuyor?
Önce tarihsel kısmı anlayalım. Büyü meselesi İslam'da hiç de yeni bir tartışma değil. Milattan sonra 7. yüzyıldan itibaren İslam alimleri bu konuyla boğuşuyor. Kur'an-ı Kerim'de Bakara Suresi 102. ayette büyü meselesi doğrudan ele alınıyor. Harut ve Marut kıssası, yani Babil'deki iki meleğin insanlara büyü öğretmesi meselesi... Bu ayet tam bin dört yüz yıldır tartışılıyor. Bin dört yüz yıl. Düşün bunu bir dakika.
Soğutma büyüsü özelinde konuşursak, bu kavram Anadolu'da köklü bir gelenek. Osmanlı döneminde "ayrılık büyüsü" ya da "uzaklaştırma büyüsü" olarak bilinen pratikler, 15. ve 16. yüzyıl şer'iye sicillerine yansımış durumda. Yani kadılar bu davalarla uğraşmış, insanlar mahkemeye taşımış bu meseleleri. Tarihsel belge var, bu bir efsane değil.
Şimdi gelelim asıl meseleye. İslam alimleri arasında büyü konusunda iki temel yaklaşım var. Birinci yaklaşım: büyü yapmak da yaptırmak da yaptıranı kâfir yapar. Bu görüş İmam Malik'e ve bir kısım Hanbeli fakihe dayanıyor. İkinci yaklaşım ise biraz daha nüanslı: büyünün türüne, niyetine ve kullanılan yönteme bakılması gerektiğini savunuyor. Ama şunu söyleyeyim, soğutma büyüsü söz konusu olduğunda bu iki görüş de pratikte aynı sonuca ulaşıyor: haram.
Neden haram? Çünkü soğutma büyüsü özünde başkasının iradesine müdahale etmek demek. Birini sevdiğin kişiden soğutmak, birinin kalbini bir başkasına karşı kapatmak... Diyanet İşleri Başkanlığı bu konuda son derece net bir tutum sergiliyor ve büyü yaptırmayı kesinlikle yasaklıyor. 2019 yılında yayınlanan fetva kitapçığında "sihir ve büyü yapmak, yaptırmak ve bunlara inanmak haramdır" ifadesi açıkça yer alıyor.
Ama işte burada ilginç bir çelişki var. Türkiye'de yapılan araştırmalara göre nüfusun yaklaşık yüzde otuz beşi hayatının bir döneminde büyü ya da nazar boncuğu gibi pratiklere başvurmuş. Bu veri Sabancı Üniversitesi'nin 2015 yılında yayınladığı "Türkiye'de Dindarlık" raporunda yer alıyor. Yani insanlar bir yanda "bu günah" diyor, öte yanda büyücüye gidiyor. Bu çelişki tesadüf değil, bu bir toplumsal gerçek.
Soğutma büyüsü özellikle aile içi çatışmalarda, boşanma süreçlerinde ya da kaynanadan kurtulmak isteyen gelinlerin başvurduğu bir pratik olarak öne çıkıyor. Sosyal medyada bu konuyu araştırırsan binlerce forum gönderisi, yüzlerce YouTube videosu bulursun. İnsanlar hem "yaptırayım mı" diye soruyor hem de "yaptırdım, günahım var mı" diye iç hesaplaşma yaşıyor.
Peki ya modern İslam alimleri ne diyor? İlahiyat profesörü Mustafa Öztürk gibi isimler büyü meselesini sosyolojik ve psikolojik bir olgu olarak da değerlendiriyor. Büyünün "işe yarayıp yaramadığı" meselesi ayrı bir tartışma konusu. Bir kesim büyünün gerçek bir etkisi olmadığını, tamamen telkin ve psikoloji üzerine kurulu olduğunu savunuyor. Ama bu yaklaşım dini hükmü değiştirmiyor. Günah olup olmadığı sorusu, büyünün "çalışıp çalışmadığı" sorusundan bağımsız.
Bir de şunu söylemek lazım... Büyücülere giden insanların büyük çoğunluğu aslında çaresizlikten gidiyor. Boşanmak istemeyen bir kadın, çocuğunu kötü bir ilişkiden kurtarmak isteyen bir anne, yıllarca süren bir hukuki mücadeleden yorulmuş biri... Bunlar karikatür kötü insanlar değil. Bu insanların hikâyelerini dinlersen içinde bir şeyler kırılıyor.
Ama kırılma hissi dini hükmü değiştirmiyor. Sert söyleyeyim: niyetin iyi olması, eylemin haram olmaktan çıkmasını sağlamıyor. İslam fıkhında bu kural gayet net. Haram olan bir şeyi iyi niyetle yapmak, onu helal yapmıyor.
Güncel duruma bakarsak, sosyal medyanın bu meseleyi bambaşka bir boyuta taşıdığını görürsün. TikTok'ta "büyü bozma duası" araması yapsan milyonlarca izlenme var. Instagram'da kendini "ruhani danışman" olarak tanıtan hesaplar para karşılığı soğutma büyüsü yapıyor. 2022-2024 arasında bu tür hesaplara yönelik şikâyet sayısı Türkiye'de ciddi biçimde arttı. Sosyal medya platformları bu içerikleri kaldırmakta yetersiz kalıyor.
Sonuç olarak şunu söyleyebilirim: soğutma büyüsü meselesi hem dini hem sosyolojik hem de psikolojik katmanları olan karmaşık bir konu. Ama dini hüküm açısından bakıldığında, İslam'ın dört ana mezhebinin de bu konuda hemfikir olduğunu söylemek mümkün: büyü yapmak ve yaptırmak haramdır. Soğutma büyüsü bu kap
Önce tarihsel kısmı anlayalım. Büyü meselesi İslam'da hiç de yeni bir tartışma değil. Milattan sonra 7. yüzyıldan itibaren İslam alimleri bu konuyla boğuşuyor. Kur'an-ı Kerim'de Bakara Suresi 102. ayette büyü meselesi doğrudan ele alınıyor. Harut ve Marut kıssası, yani Babil'deki iki meleğin insanlara büyü öğretmesi meselesi... Bu ayet tam bin dört yüz yıldır tartışılıyor. Bin dört yüz yıl. Düşün bunu bir dakika.
Soğutma büyüsü özelinde konuşursak, bu kavram Anadolu'da köklü bir gelenek. Osmanlı döneminde "ayrılık büyüsü" ya da "uzaklaştırma büyüsü" olarak bilinen pratikler, 15. ve 16. yüzyıl şer'iye sicillerine yansımış durumda. Yani kadılar bu davalarla uğraşmış, insanlar mahkemeye taşımış bu meseleleri. Tarihsel belge var, bu bir efsane değil.
Şimdi gelelim asıl meseleye. İslam alimleri arasında büyü konusunda iki temel yaklaşım var. Birinci yaklaşım: büyü yapmak da yaptırmak da yaptıranı kâfir yapar. Bu görüş İmam Malik'e ve bir kısım Hanbeli fakihe dayanıyor. İkinci yaklaşım ise biraz daha nüanslı: büyünün türüne, niyetine ve kullanılan yönteme bakılması gerektiğini savunuyor. Ama şunu söyleyeyim, soğutma büyüsü söz konusu olduğunda bu iki görüş de pratikte aynı sonuca ulaşıyor: haram.
Neden haram? Çünkü soğutma büyüsü özünde başkasının iradesine müdahale etmek demek. Birini sevdiğin kişiden soğutmak, birinin kalbini bir başkasına karşı kapatmak... Diyanet İşleri Başkanlığı bu konuda son derece net bir tutum sergiliyor ve büyü yaptırmayı kesinlikle yasaklıyor. 2019 yılında yayınlanan fetva kitapçığında "sihir ve büyü yapmak, yaptırmak ve bunlara inanmak haramdır" ifadesi açıkça yer alıyor.
Ama işte burada ilginç bir çelişki var. Türkiye'de yapılan araştırmalara göre nüfusun yaklaşık yüzde otuz beşi hayatının bir döneminde büyü ya da nazar boncuğu gibi pratiklere başvurmuş. Bu veri Sabancı Üniversitesi'nin 2015 yılında yayınladığı "Türkiye'de Dindarlık" raporunda yer alıyor. Yani insanlar bir yanda "bu günah" diyor, öte yanda büyücüye gidiyor. Bu çelişki tesadüf değil, bu bir toplumsal gerçek.
Soğutma büyüsü özellikle aile içi çatışmalarda, boşanma süreçlerinde ya da kaynanadan kurtulmak isteyen gelinlerin başvurduğu bir pratik olarak öne çıkıyor. Sosyal medyada bu konuyu araştırırsan binlerce forum gönderisi, yüzlerce YouTube videosu bulursun. İnsanlar hem "yaptırayım mı" diye soruyor hem de "yaptırdım, günahım var mı" diye iç hesaplaşma yaşıyor.
Peki ya modern İslam alimleri ne diyor? İlahiyat profesörü Mustafa Öztürk gibi isimler büyü meselesini sosyolojik ve psikolojik bir olgu olarak da değerlendiriyor. Büyünün "işe yarayıp yaramadığı" meselesi ayrı bir tartışma konusu. Bir kesim büyünün gerçek bir etkisi olmadığını, tamamen telkin ve psikoloji üzerine kurulu olduğunu savunuyor. Ama bu yaklaşım dini hükmü değiştirmiyor. Günah olup olmadığı sorusu, büyünün "çalışıp çalışmadığı" sorusundan bağımsız.
Bir de şunu söylemek lazım... Büyücülere giden insanların büyük çoğunluğu aslında çaresizlikten gidiyor. Boşanmak istemeyen bir kadın, çocuğunu kötü bir ilişkiden kurtarmak isteyen bir anne, yıllarca süren bir hukuki mücadeleden yorulmuş biri... Bunlar karikatür kötü insanlar değil. Bu insanların hikâyelerini dinlersen içinde bir şeyler kırılıyor.
Ama kırılma hissi dini hükmü değiştirmiyor. Sert söyleyeyim: niyetin iyi olması, eylemin haram olmaktan çıkmasını sağlamıyor. İslam fıkhında bu kural gayet net. Haram olan bir şeyi iyi niyetle yapmak, onu helal yapmıyor.
Güncel duruma bakarsak, sosyal medyanın bu meseleyi bambaşka bir boyuta taşıdığını görürsün. TikTok'ta "büyü bozma duası" araması yapsan milyonlarca izlenme var. Instagram'da kendini "ruhani danışman" olarak tanıtan hesaplar para karşılığı soğutma büyüsü yapıyor. 2022-2024 arasında bu tür hesaplara yönelik şikâyet sayısı Türkiye'de ciddi biçimde arttı. Sosyal medya platformları bu içerikleri kaldırmakta yetersiz kalıyor.
Sonuç olarak şunu söyleyebilirim: soğutma büyüsü meselesi hem dini hem sosyolojik hem de psikolojik katmanları olan karmaşık bir konu. Ama dini hüküm açısından bakıldığında, İslam'ın dört ana mezhebinin de bu konuda hemfikir olduğunu söylemek mümkün: büyü yapmak ve yaptırmak haramdır. Soğutma büyüsü bu kap