BurakArslan
Kayıtlı Kullanıcı
Türk çalışma hayatında bir sabah masanın altında ya da ofis çantasının iç cebinde küçük, katlanmış bir kağıt parçası bulmak... Bunu yaşayanların ilk tepkisi hep aynı: donup kalma. Sonra yavaş yavaş yükselen bir soru: "Kim koydu bunu buraya, neden?"
Muska, Türkiye'de ve geniş İslam coğrafyasında yüzyıllardır var olan bir koruma ya da zarar verme aracı olarak ikili bir kimlik taşır. Tarihsel kökleri Orta Asya şamanizmine, Arap büyü geleneğine ve Anadolu'nun senkretik inanç dünyasına uzanır. Osmanlı döneminde "tılsım" ya da "hamayil" adıyla bilinen bu nesneler, hem korunma amacıyla hem de düşmana zarar vermek için kullanılmıştır. 15. ve 16. yüzyıl Osmanlı arşivlerinde kadıların büyücülük davalarına baktığına dair kayıtlar mevcuttur; bu davaların önemli bir kısmı iş anlaşmazlıkları ya da ticari rekabet kaynaklıdır.
Peki iş yerinde muska bulmak bugün ne anlama gelir? Bu soruyu birkaç katmanda ele almak gerekiyor.
Sosyal anlam açısından değerlendirildiğinde, iş yerinde muska bulunması genellikle üç farklı niyetle ilişkilendirilir. Birincisi, kişiyi işten uzaklaştırmak ya da kariyer yolunu kesmek için yapılan "bağlama" büyüsüdür. İkincisi, rakip çalışanın başarısını engellemek amacıyla yapılan kötü niyet içerikli uygulamalardır. Üçüncüsü ise tam tersi yönde, kişiyi korumak ya da işyerine bereket getirmek için konulan olumlu niyetli muskalar... Ve işte bu üçüncü kategori çoğunlukla göz ardı edilir.
Türkiye'de 2019 yılında Sabancı Üniversitesi bünyesinde gerçekleştirilen bir sosyoloji araştırması, katılımcıların yüzde 34'ünün iş hayatında büyü ya da nazar uygulamalarıyla doğrudan karşılaştığını ortaya koydu. Aynı araştırmada, bu kişilerin yüzde 61'i konuyu bir üst yöneticiye bildirmek yerine sessiz kalmayı tercih etmiş. Neden? Çünkü konu inanılır bulunmayacak, kariyer açısından zarar verecek diye...
İşte tam burada ilginç bir paradoks devreye giriyor. İnanmasan bile etkileniyorsun. Psikoloji literatüründe buna "nocebo etkisi" denir; yani zararlı olduğuna inandığın şey, inancın gücüyle seni gerçekten etkiler. Harvard Üniversitesi'nden psikolog Ellen Langer'ın çalışmalarında da benzer mekanizmalar incelenmiştir; algı, performansı ve motivasyonu doğrudan şekillendirir.
Günümüzde bu tablo daha da karmaşık bir hal almış durumda. Sosyal medya, özellikle TikTok ve Instagram'daki "büyü bozma" içerikleri son iki yılda patlamış durumda. 2023 yılı verilerine göre Türkçe "iş büyüsü bozma" aramaları Google Trends'te bir önceki yıla kıyasla yüzde 78 artış göstermiş. Bu artışın arkasında pandemi sonrası işsizlik kaygıları, ekonomik belirsizlik ve iş güvencesi korkusu yatıyor. İnsanlar kontrolü kaybettiklerinde anlam arayışına giriyorlar...
Alanda çalışan sosyolog Dr. Ayşe Durakbaşa'nın ifadesiyle "büyü ve tılsım pratikleri, toplumsal stresin ve güvensizliğin bir barometresidir." Yani bir toplumda bu uygulamaların görünürlüğü arttığında, aslında o toplumun ne kadar kırılgan bir dönemden geçtiğini okuyabilirsiniz.
Bir de şunu düşün: Muskayı koyan kişi kim olabilir? Çoğu zaman akla ilk gelen rakip bir iş arkadaşı ya da kıskanan biri olur. Ama işin aslına bakılırsa, araştırmalar farklı bir tablo çiziyor. İngiltere'de 2021 yılında yapılan ve Türk diasporasını inceleyen bir etnografik çalışmada, iş yerlerine muska koyanların büyük çoğunluğunun aslında koruyucu niyetle hareket ettiği, hatta bunun çoğunlukla işyeri sahibi ya da aile büyüğü tarafından yapıldığı saptanmış. Yani kötü niyet varsayımı, gerçeği yansıtmıyor her zaman.
Hukuki boyut da göz ardı edilemez. Türk Ceza Kanunu'nun 115. maddesi, dini inanç ve kanaat özgürlüğüne müdahaleyi suç olarak tanımlar. Büyü yaptırmak ya da yaptırdığını söylemek başlı başına bir suç oluşturmaz; ancak kişiyi psikolojik baskı altına almak, tehdit etmek ya da zarar vermek amacıyla kullanılırsa farklı maddeler devreye girebilir. Nitekim 2022 yılında İstanbul'da bir çalışanın iş arkadaşının masasına muska koyduğu gerekçesiyle işten çıkarılması mahkemeye taşınmış; mahkeme, kişinin manevi bütünlüğüne zarar verildiğine hükmetmiştir.
Peki böyle bir durumla karşılaştığında ne yapmalısın? Önce paniklemeden, nesneye dokunmadan fotoğrafını çek. Durumu yazılı olarak belgele. Eğer işyerinde güvendiğin biri varsa paylaş, yoksa insan kaynaklarına ilet. Psikolojik etkilenme yaşıyorsan bunu küçümseme; bir uzmana danışmak hem haklarını korumanı hem de zihinsel sağlığını toparlamanı kolaylaştırır. Ve şunu bil: Nesnenin kendisinden değil, "ne anlama geldiğine dair inançtan" etkileniyorsun. Bu farkı kavramak, seni özgürleştirir.
Sonuç olarak iş yerinde muska bulmak; salt
Muska, Türkiye'de ve geniş İslam coğrafyasında yüzyıllardır var olan bir koruma ya da zarar verme aracı olarak ikili bir kimlik taşır. Tarihsel kökleri Orta Asya şamanizmine, Arap büyü geleneğine ve Anadolu'nun senkretik inanç dünyasına uzanır. Osmanlı döneminde "tılsım" ya da "hamayil" adıyla bilinen bu nesneler, hem korunma amacıyla hem de düşmana zarar vermek için kullanılmıştır. 15. ve 16. yüzyıl Osmanlı arşivlerinde kadıların büyücülük davalarına baktığına dair kayıtlar mevcuttur; bu davaların önemli bir kısmı iş anlaşmazlıkları ya da ticari rekabet kaynaklıdır.
Peki iş yerinde muska bulmak bugün ne anlama gelir? Bu soruyu birkaç katmanda ele almak gerekiyor.
Sosyal anlam açısından değerlendirildiğinde, iş yerinde muska bulunması genellikle üç farklı niyetle ilişkilendirilir. Birincisi, kişiyi işten uzaklaştırmak ya da kariyer yolunu kesmek için yapılan "bağlama" büyüsüdür. İkincisi, rakip çalışanın başarısını engellemek amacıyla yapılan kötü niyet içerikli uygulamalardır. Üçüncüsü ise tam tersi yönde, kişiyi korumak ya da işyerine bereket getirmek için konulan olumlu niyetli muskalar... Ve işte bu üçüncü kategori çoğunlukla göz ardı edilir.
Türkiye'de 2019 yılında Sabancı Üniversitesi bünyesinde gerçekleştirilen bir sosyoloji araştırması, katılımcıların yüzde 34'ünün iş hayatında büyü ya da nazar uygulamalarıyla doğrudan karşılaştığını ortaya koydu. Aynı araştırmada, bu kişilerin yüzde 61'i konuyu bir üst yöneticiye bildirmek yerine sessiz kalmayı tercih etmiş. Neden? Çünkü konu inanılır bulunmayacak, kariyer açısından zarar verecek diye...
İşte tam burada ilginç bir paradoks devreye giriyor. İnanmasan bile etkileniyorsun. Psikoloji literatüründe buna "nocebo etkisi" denir; yani zararlı olduğuna inandığın şey, inancın gücüyle seni gerçekten etkiler. Harvard Üniversitesi'nden psikolog Ellen Langer'ın çalışmalarında da benzer mekanizmalar incelenmiştir; algı, performansı ve motivasyonu doğrudan şekillendirir.
Günümüzde bu tablo daha da karmaşık bir hal almış durumda. Sosyal medya, özellikle TikTok ve Instagram'daki "büyü bozma" içerikleri son iki yılda patlamış durumda. 2023 yılı verilerine göre Türkçe "iş büyüsü bozma" aramaları Google Trends'te bir önceki yıla kıyasla yüzde 78 artış göstermiş. Bu artışın arkasında pandemi sonrası işsizlik kaygıları, ekonomik belirsizlik ve iş güvencesi korkusu yatıyor. İnsanlar kontrolü kaybettiklerinde anlam arayışına giriyorlar...
Alanda çalışan sosyolog Dr. Ayşe Durakbaşa'nın ifadesiyle "büyü ve tılsım pratikleri, toplumsal stresin ve güvensizliğin bir barometresidir." Yani bir toplumda bu uygulamaların görünürlüğü arttığında, aslında o toplumun ne kadar kırılgan bir dönemden geçtiğini okuyabilirsiniz.
Bir de şunu düşün: Muskayı koyan kişi kim olabilir? Çoğu zaman akla ilk gelen rakip bir iş arkadaşı ya da kıskanan biri olur. Ama işin aslına bakılırsa, araştırmalar farklı bir tablo çiziyor. İngiltere'de 2021 yılında yapılan ve Türk diasporasını inceleyen bir etnografik çalışmada, iş yerlerine muska koyanların büyük çoğunluğunun aslında koruyucu niyetle hareket ettiği, hatta bunun çoğunlukla işyeri sahibi ya da aile büyüğü tarafından yapıldığı saptanmış. Yani kötü niyet varsayımı, gerçeği yansıtmıyor her zaman.
Hukuki boyut da göz ardı edilemez. Türk Ceza Kanunu'nun 115. maddesi, dini inanç ve kanaat özgürlüğüne müdahaleyi suç olarak tanımlar. Büyü yaptırmak ya da yaptırdığını söylemek başlı başına bir suç oluşturmaz; ancak kişiyi psikolojik baskı altına almak, tehdit etmek ya da zarar vermek amacıyla kullanılırsa farklı maddeler devreye girebilir. Nitekim 2022 yılında İstanbul'da bir çalışanın iş arkadaşının masasına muska koyduğu gerekçesiyle işten çıkarılması mahkemeye taşınmış; mahkeme, kişinin manevi bütünlüğüne zarar verildiğine hükmetmiştir.
Peki böyle bir durumla karşılaştığında ne yapmalısın? Önce paniklemeden, nesneye dokunmadan fotoğrafını çek. Durumu yazılı olarak belgele. Eğer işyerinde güvendiğin biri varsa paylaş, yoksa insan kaynaklarına ilet. Psikolojik etkilenme yaşıyorsan bunu küçümseme; bir uzmana danışmak hem haklarını korumanı hem de zihinsel sağlığını toparlamanı kolaylaştırır. Ve şunu bil: Nesnenin kendisinden değil, "ne anlama geldiğine dair inançtan" etkileniyorsun. Bu farkı kavramak, seni özgürleştirir.
Sonuç olarak iş yerinde muska bulmak; salt